Blog

Meditasyon ile ilgili 7 Mit

Son kırk yılda meditasyon modern Batı kültüründe yaygın hale geldi ve hem hekimler tarafından tavsiye edildi hem de yöneticiler, sanatçılar ve bilim adamlarından öğrencilere, öğretmenlere, askeri personele ve -ümit verici şekilde- politikacılara kadar herkes tarafından uygulanır oldu.
 
Meditasyonun artan popülaritesine rağmen, uygulama ile ilgili yaygın yanlış anlamalar insanların meditasyonu denemelerini ve beden, zihin ve ruh için olan engine faydalarını almalarını engelliyor. İşte size yok edilen en yaygın meditasyon mitlerinden yedisi.
 
 

ÖZGÜVENLİ ÇOCUK YETİŞTİRME REHBERİ

Güven duygusu kişiliğin gelişmesinde en önemli yapı taşlarından birisi. Kendine güvenen bireyler başarıya da emin adımlarla ilerler.
 
Her çocuk birey olma yolunda ilerlerken davranışlarının önemsenmesinden hoşlanır. Bu yüzden çocuklarınıza küçük yaşlardan itibaren benlik değeri kazandırmanız gerekir. Çocuklara güven duygusunu kazandırmanın en etkili yöntemi, öncelikle onları birey olarak görmekten geçer.
 

MINDFULNESS VE MEDİTASYON NEREDEYSEN ORADA OL!

Zamanımızın çoğunu ya geçmişi ya da geleceği düşünerek geçiriyoruz. Hayatımızın daha farklı bir yönde ilerlemesini diliyor, yaptığımız veya söylediğimiz şeylerden pişmanlık duyabiliyoruz. Mutlu olduğumuzda bile, bazen fazla uzun sürmeyeceğinden endişeleniyor ya da gerçekte yeteri kadar mutlu olmadığımıza inanıyoruz. Bir düşünün ne kadar sıklıkta hayatınızı yavaşlatıyor, yaşadığınız ana ne sıklıkla odaklanıyor ve yaptığınız işten ne sıklıkla zevk alıyorsunuz.

ERGEN, NE ÇOCUK NE DE YETİŞKİNDİR. KİMLİĞİNİ BELİRLEMEYE ÇALIŞAN BİR BİREYDİR.

Ergenlik dönemi, birçok aile için sıkıntılıdır. Çocukların, ebeveynin her söylediğini yaptığı, onlara şartsız bağlı kaldığı, söz dinlediği çocukluk dönemi sona ermiştir. Onlar, artık, bağımsızlık ve özgürlük için taleplerde bulunmaya başlamıştır. Son derece doğal olan bu süreç, yanlış yaklaşımlarla hem aile hem de ergen için kâbusa dönüşebiliyor
 

Ailelerin Dikkatine...

Öncelikle karıştırılmaması gereken bir konu var: sınav, kişiliğin değerlendirilmesi değil, öğrencinin bilgi ve çalışmasının değerlendirilmesidir. Bu şekilde yapılan bir değerlendirme onların beden kimyasında bir takım değişikliklere yol açar. Ortaya çıkan kaygı akıl yürütme ve soyut düşünme yönündeki zihinsel faaliyetleri bozar. Kendini sınav sonucuna göre “yetersiz” ve “değersiz” gören bir çocuğun mutsuz olacağı ve özgüveninin düşeceği, buna bağlı olarak da gireceği diğer sınavlara yönelik korkusunun artacağı açıktır.

Odaklı Düşünmek...

Konsantre olmak, odaklanmak, insanın dikkatini toplaması, bütün algı mekanizmalarını yaptığı işe yönlendirmesidir. İnsan odaklandığı zaman kendini dünyadan soyutlar, dış etkilerden arınır. Genellikle sevdiğimiz, hoşlandığımız ve önemsediğimiz işlere daha kolay ve daha uzun süre konsantre oluruz. Konsantre olduğumuz an, ne iş yaparsak yapalım, bütün zorluklara rağmen hiç farkında olmadan performansımızı yükseltiriz.
Bir öğrencinin sınav başarısı da, bir profesyonelin sunum performansı da, en az bilgisi kadar yaptıklarına konsantre olabilmelerinden kaynaklanır.

Sürdürülebilir Başarıya Ulaşmak için Öğrenci Koçluğu...

Koçluk en basit anlamda hayallerinizi planlara, planlarınızı da gerçeğe dönüştürmektir.Öğrenciler koçluk sürecinde kendi kaynaklarını harekete geçirmeyi ve gerçekte ne istediklerini, bunlara nasıl ulaşabileceklerini, kararlılıkla sonuca ulaşmak üzere bu isteklerini nasıl sürdürebileceklerinin farkına varırlar.
Başarıya giden ilk adım, yapmayı amaçladığımız şeyin ne olduğunu bilmektir.Profesyonel koç, yapmayı düşünmek ile  gerçekten yapmak arasındaki boşluğu kapatır.