ERGEN, NE ÇOCUK NE DE YETİŞKİNDİR. KİMLİĞİNİ BELİRLEMEYE ÇALIŞAN BİR BİREYDİR.

Ergenlik dönemi, birçok aile için sıkıntılıdır. Çocukların, ebeveynin her söylediğini yaptığı, onlara şartsız bağlı kaldığı, söz dinlediği çocukluk dönemi sona ermiştir. Onlar, artık, bağımsızlık ve özgürlük için taleplerde bulunmaya başlamıştır. Son derece doğal olan bu süreç, yanlış yaklaşımlarla hem aile hem de ergen için kâbusa dönüşebiliyor
 

  • Ebeveyn, öncelikle ‘Çocuğum değişiyor’ düşüncesi yerine ‘çocuğum büyüyor ve gelişiyor’ fikrini benimsemelidir.
  • Anne-babanın, ergenin ayrı birer kişilik olduğunu kabul etmesi ve kendi kimliklerini ortaya koymasına izin vermesi gerekir.
  • Çocuk aileyi yansıtır.
  • Aile içindeki bireylerin kişilik yapısı çocuğun kişiliğini şekillendirir.
  • Yani aile iletişim becerilerini kullanmazsa çocukta iletişim becerilerini kullanamaz.
  • Her şeyden önemlisi çocuklarınızı ayrı birer kişi olarak görüp onların kişiliklerine, bağımsızlıklarına saygı duymaktır.
  • Çocukları tanımada ve anlamada en büyük yardım aslında kitaplar değil çocuğunuz ve sizlerin arasındaki o köprüdür; Yani ETKİLİ İLETİŞİM.
    Etkili iletişim çocuğunuzla aranızdaki o köprüyü kurup ona ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.

 
 
    PEKİ O KÖPRÜYÜ NASIL KURACAKSINIZ?
 

  1.  Çocuğunuza zaman ayırın. Çocuğunuzla

geçmiş zaman asla boşa geçmiş zaman değildir.
 
2) Çocuğunuzla birlikte olduğunuz zaman tüm dikkatinizi ona yoğunlaştırın.
 
3) Çocuğu sevmek, ona bolca ve pahalı oyuncak almak değil onunla ortak faaliyetleri paylaşmak, ona zaman ayırmak, onunla oyun oynamaktır. Çocuğu sevmek sözle sevgiyi ifade etmenin ötesinde, eylemle bu duyguyu ona yaşatmaktır.
 
4) Aşağılamak, suçlamak, çocuk adına karar vermek yerine, çocuğu dinleyin.
 
5) Anne ve babasının kendisini dinlediğini gören çocuk duygularını ifade etme olanağı bulur. Aldığı tepkilerle “anlaşıldım” duygusunu yaşar. Böylelikle rahatlar.
 
6) Çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun. Kendi içinizde çelişkili davranışlarda bulunmanız ya da anne ve babanın birbiriyle çelişen biçimde davranması, çocuğu “doğruyu bulma” konusunda zorlar.
 
7) Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk, anne babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Onun diğer çocuklarla karşılaştırılması, kendini değerli bir insan olarak görmesini engeller.
) Çocuğunuzun yanında tartışmamaya özen gösterin. Çünkü çocukların sizi model aldığını ve ileride sizin kendi aileniz gibi bir aile kuracağını unutmayın.
 
9) Disiplin konusunda görüş birliği içinde olun. Birinizin kızdığı davranışa  diğeriniz hoşgörüyle yaklaşırsa çocuk karmaşa yaşayacaktır. Aileden biri sert davranırken diğeri yumuşak davranırsa çocuğun kişiliği dengeli gelişemez.
 
10) Çocuğunuza “sana güveniyorum, elinden geleni yapacağına inanıyorum”  mesajı verin. Asla “ bu kafayla gidersen…”, “ ben demedim mi…” diye  başlayan sözler söylemeyin; işe yaramaz. Yaramazlık yapan veya kusurlu bir iş gören çocuklara “ haylaz”, “ beceriksiz”, “ aptal” gibi küçük düşürücü sözler söylenmemelidir.
 
11)  Onların beğenilecek, takdir edilecek yönlerini bulun ve bu davranışlarını övün “ içinden sevmek” diye bir sevgi türü yoktur.
 
12)   Çocuklar, söylediklerimize değil, yaptıklarımıza bakarlar. Söylediklerimizle yaptıklarımız uyumlu olmalı
Onların yapmasını istemediğiniz davranışları siz de onların önünde yapmayın.
ÖRN: Çocuklarınızın önünde sigara içmeyin.
 
13)  Yaşına uygun yapabileceği görevler verin sorumluluk duygusunu arttırmaya çalışın. Çocuğa sorunluluk duygusu verilmesi kabiliyet ve becerilerin ortaya çıkmasını sağlar.
  
    14) Çocuklarınıza vereceğiniz en değerli hediye ilgi ve                 zamanınızdır.
   
    15) Her koşulda ona güvendiğinizi hissettirin. En yüksek başarıyı beklediğinizi değil, hayatın her alanında ona güvendiğinizi hissettirin.
   
    16) “SEVGİ “insan için en önemli duygusal besin kaynağıdır. Her zaman çocuğunuzun yanında olduğunuzu hissettirin. Ailenin sevgi ve takdirinin başarıya dayanmadığını çocuk hissetmelidir.