Meditasyon ile ilgili 7 Mit

Son kırk yılda meditasyon modern Batı kültüründe yaygın hale geldi ve hem hekimler tarafından tavsiye edildi hem de yöneticiler, sanatçılar ve bilim adamlarından öğrencilere, öğretmenlere, askeri personele ve -ümit verici şekilde- politikacılara kadar herkes tarafından uygulanır oldu.
 
Meditasyonun artan popülaritesine rağmen, uygulama ile ilgili yaygın yanlış anlamalar insanların meditasyonu denemelerini ve beden, zihin ve ruh için olan engine faydalarını almalarını engelliyor. İşte size yok edilen en yaygın meditasyon mitlerinden yedisi.
 
 
Mit #1: Meditasyon zordur.
 
Gerçek: Bu mitin kökeni meditasyonun sadece azizler, kutsal insanlar ve spiritüel ustalara özel bir ezoterik pratik olduğu imajında yatıyor. Gerçekte, deneyimli, bilgili bir öğretmenden talimat aldığınızda, meditasyon kolay ve öğrenmesi eğlencelidir. Teknikler nefese odaklanmak ya da sessizce bir mantra tekrarlamak kadar basit olabilir. Meditasyonun zor gibi görünmesinin nedenlerinden biri konsantre olmak için çok çaba harcamamız, sonuçlara aşırı bağlı olmamız ya da doğru yaptığımızdan emin olmamamız. Kalifiye bir öğretmenden meditasyon öğrenmek sürecin eğlenceli olmasını ve sizin de bu pratikten en fazlasını elde etmenizi sağlamak için en iyi yoldur. Bir öğretmen size ne deneyimlediğinizi anlamada, alışılmış bariyerleri aşmada ve besleyici günlük bir pratik oluşturmada yardımcı olacaktır.
 
Mit #2: Başarılı bir Meditasyon pratiği için zihninizi susturmanız gerekir.
 
Gerçek: Bu Meditasyon ile ilgili bir numaralı mit olabilir ve çoğu insanın hayal kırıklığı yaratmasının  da nedenidir. Meditasyon düşüncelerimizi durdurmaya ya da zihnimizi boşaltmaya  çalışmak değildir – bu yaklaşımların ikisi de yalnızca stres ve daha gürültülü içsel konuşma yaratır.  Düşünceleri durduramayız ve kontrol edemeyiz, ancak onlara ne kadar ilgi göstereceğimize biz karar verebiliriz. Zihnimize sessizliği empoze edemesek de meditasyon aracılığıyla düşüncelerimiz arasında hali hazırda var olan sessizliği bulabiliriz. Bazen “boşluk” olarak anılan düşünceler arasındaki bu yer saf bilinç, saf sessizlik ve saf huzurdur.
 
Meditasyon yaptığımızda nefesimizi, bir imaj ya da bir mantra gibi zihnimizin bu sessiz farkındalık akışına rahatlamasına imkân tanıyan bir dikkat objesi gibi kullanırız. Düşünceler yükseldiğinde ki kaçınılmaz olarak yükselecektir, onları yargılamamıza ya da itmeye çalışmamıza gerek yoktur. Onun yerine, dikkatimizi hafifçe dikkat objemize çeviririz. Her meditasyonda mikro saniyeler bile olsa zihnin boşluğa daldığı ve saf farkındalığının canlandırıcılığını deneyimlediği anlar vardır. Düzenli olarak meditasyon yapığınızda, bu genişlememiş farkındalık ve sessizlik halinde daha çok zaman geçirirsiniz.
 
Emin olun ki tüm meditasyonunuz boyunca düşünüyormuşsunuz gibi de gelse, yine de pratiğin faydalarını alıyorsunuz. Başarısız olmadınız ya da zamanınızı boşa harcamadınız. Amerikalı yazar ve gazeteci David Simon meditasyon öğretirken sıklıkla öğrencilerine “Düşünceler var” düşüncesi belki de düşündüğünüz en önemli düşünce, çünkü o düşünceyi düşünmeden önce, düşündüklerinizin farkında bile olmayabilirsiniz. “Muhtemelen düşünceleriniz olduğunuzu düşünüyordunuz.” der. Sadece düşüncelerinizin olduğunun farkına varmanız bir dönüm noktasıdır, zira bu içsel referans noktanızı ego zihinden farkındalığa tanık olmaya taşıyamaya başlar. Düşünceleriniz ve hikâyelerinizle giderek daha az tanımlanmış hale geldikçe, daha büyük huzur deneyimler ve yeni olasılıklara açık olursunuz.
 
 
 
 
 
Mit #3: Meditasyon herhangi bir fayda sağlamak için yıllarca adanmış şekilde pratik yapmak gerekir.
 
Gerçek: Meditasyonun faydaları hem anında hem de uzun vadelidir.  İlk kez oturup meditasyona başladığınızda ve günlük pratiğin ilk günlerinde faydaları deneyimlemeye başlarsınız. Birçok bilimsel araştırma meditasyonun birkaç haftalık uygulamayla bile zihin-beden-fizyoloji üzerinde derin etkileri olduğuna dair kanıtlar sunmaktadır. Örneğin, Harvard Üniversitesi ve Massachusetts Genel Hastanesinin önderlik yaptıkları bir dönüm noktası araştırma yalnızca sekiz hafta meditasyon yapmanın insanlarda yalnızca anksiyetede azalma ve daha fazla sakinlik duygusu deneyimleme değil, aynı zamanda da beynin hafıza, empati, kendine dair algı ve stres düzenleme ile ilgili kısımlarında büyüme yarattığını bulmuştur.
 
Meditasyonun diğer alışılmış faydaları arasında daha iyi konsantrasyon, azalan kan basıncı, azalan stres ve anksiyete ve iyileşmiş imün fonksiyonu da bulunmaktadır.
 
Mit #4: Meditasyon gerçeklerden kaçıştır.
 
Gerçek: Meditasyonun gerçek amacı duymazdan gelip her şeyden kaçmak değil, konsantre olup kendi gerçek benliğinizle – yaşamınızın devamlı değişen, dışsal durumlarının tümünün ötesine geçen kendinizin o sonsuz yönüyle- temasa geçmek. Meditasyonda, geçmiş ile ilgili tekrar eden düşüncelerle ve geleceğe dair endişelerle dolu olan zihnin, saf bilincin hareketsiz noktasına kadar, çalkalanan yüzeyinin altına dalarsınız. Bu yüce farkındalık halinde kim olduğunuz, sizi neyin sınırladığı ve nerede yetersiz kaldığınıza dair kendinize anlattığınız tüm hikâyeleri bırakırsınız –ve en derin özünüzün sonsuz ve sınırsız olduğu gerçeğini deneyimlersiniz.
 
Düzenli olarak pratik yaptığınızda, algının pencerelerini temizlersiniz ve açıklığınız genişler. Bazı insanlar meditasyonu –çözümlenmemiş duygusal konuları by-pas etme yolu olarak - bir kaçış şekli olarak kullanmayı denese de bu yaklaşım meditasyon ve farkındalıkla ilgili tüm bilge öğretilere karşı gelir.  Hatta, özellikle depolanmış duygusal toksisiteyi tanımlamak, harekete geçirmek ve serbest bırakmak için geliştirilmiş çeşitli meditasyon teknikleri mevcuttur.
 
Mit #5: Meditasyon yapmak için yeterince zamanım yok.
 
Gerçek: 25 yıldır bir meditasyonu atlamamış yoğun, üretken yöneticiler var ve eğer siz de meditasyonu öncelik haline getirirseniz, bunu yaparsınız. Eğer programınız çok dolu gibi hissediyorsanız, hatırlayın ki birkaç dakikalık bile meditasyon hiç yapmamaktan iyidir. Saat biraz geç ya da uykunuz geldi diye kendinizi meditasyon yapmamaya ikna etmemenizi öneriyoruz.
 
Yaşamın çelişkili yolunda düzenli olarak meditasyona zaman ayırdığımızda, aslında daha çok zamanımız oluyor. Meditasyon yaptığımızda bilincin  zamansız, mekansız alemine dalıp çıkarız, evrende dışa vurulan her şeyin kaynağı olan saf farkındalık hali. Nefes alış verişimiz ve kalp atışlarımız yavaşlar, kan basıncımız düşer ve bedenimiz yaşlanma sürecini hızlandıran ve bize “zaman azalıyor” hissi veren sübjektif duyguyu yaratan stres hormonları ve diğer kimyasalların üretimini azaltır.
 
Meditasyonda beden ve zihin için son derece canlandırıcı olan bir dinlenmiş uyanıklık halindeyizdir. İnsanlar meditasyon ritüellerine bağlı kaldıkça daha az yaparak daha çok şey başardıklarını fark ederler. Hedeflere ulaşmak için o kadar mücadele etmek yerine –her şeyi düzenleyen evrensel zekâ ile hizalanmış olarak - “akışta” giderek daha fazla zaman geçirirler
 
Mit #6: Meditasyon spiritüel ya da dini inançlar gerektirir.
 
Gerçek: Meditasyon bizi zihnin gürültüsünün ötesine, hareketsizlik ve sessizliğe taşıyan bir pratiktir. Belirli bir spiritüel inanç gerektirmez ve bir sürü farklı dinden insan mevcut dini inançları ile herhangi bir çatışma yaşamadan meditasyon yapmaktadır. Bazı meditasyon yapanların belirli bir dini inancı yoktur ya da ateist veya agnostiktirler. Meditasyonu iç sessizlik ve pratiğin –daha düşük kan basıncı, stres azaltma ve huzurlu uyku da dâhil - sayısız fiziksel ve zihinsel faydasını deneyimlemek için yaparlar. Benim meditasyon asıl başlama nedenim kendime sigara bırakmada yardımcı olmak içindi. Meditasyon bize yaşamlarımızı zenginleştirmede yardımcı olur. Yaşamlarımızda her ne yapıyorsak daha dolu dolu ve mutlu yapmamıza olanak tanır – bu ister spor olsun, ister çocuklarımıza bakmak ya da kariyerimizde ilerlemek.
 
Mit #7: Meditasyonda  yüce deneyimler yaşamam gerek.
 
Gerçek: Bazı insanlar meditasyon yaparken vizyonlar deneyimlemedikleri, renkler görmedikleri, havalanmadıkları, bir melek korosu duymadıkları ya da bir aydınlanma ışığı bulmadıklarında hayal kırıklığına uğruyorlar. Meditasyon yaparken, mutluluk ve bir olma hissi de dahil çeşitli harika deneyimler yaşayabiliriz, ancak pratiğin amacı bunlar değildir. Meditasyonun asıl faydaları günlük yaşamlarımızı sürdürürken, diğer saatlerde neler olduğundadır. Bir meditasyon seansından çıktığımızda o hareketsizlik ve sessizliğin bir kısmını taşırız, bu da kendimize ve karşılaştığımız herkese karşı daha yaratıcı, şefkatli, merkezlenmiş ve sevgi dolu olmamıza izin verir.
 
_____________________________
 
Meditasyon yolculuğunuza başlarken ya da devam ederken, size yolunuzda yardımcı olabilecek bazı noktalar:
 
•       Hiç beklentiniz olmasın. Bazen zihin sakinleşmek için fazla aktiftir. Bazen anında sakinleşir. Bazen sessizleşir, ancak kişi fark etmez. Her şey olabilir.
 
•       Kedinize yüklenmeyin. Meditasyon doğru ya da yanlış yapmakla ilgili değildir. Zihnini gerçek doğasını bulması ile ilgilidir.
 
•       İçsel sessizliğe yol açmayan meditasyon tekniklerine bağlı kalmayın. Sizde karşılık  bulan bir teknik bulun ya da sadece düşüncelerinize hiç dikkat etmeden nefesinizin giriş çıkışını takip edin. Zihin sessizlikte kaynağını bulmak ister. Bırakarak bir şans tanıyın.
 
•       Meditasyon yapmak için sessiz bir yerde yalnız olun. Telefonu kapatın. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceğinden emin olun.
 
•       Gerçekten orada olun. Eğer dikkatiniz başka bir yerde ise, bir sonraki randevunuzu, işinizi, ya da yemeğinizi düşünüyorsanız elbette sessizliği bulamayacaksınız. Meditasyon yapmak için niyetiniz diğer zorunluluklardan uzak ve serbest olmalı.