Ailelerin Dikkatine...

Öncelikle karıştırılmaması gereken bir konu var: sınav, kişiliğin değerlendirilmesi değil, öğrencinin bilgi ve çalışmasının değerlendirilmesidir. Bu şekilde yapılan bir değerlendirme onların beden kimyasında bir takım değişikliklere yol açar. Ortaya çıkan kaygı akıl yürütme ve soyut düşünme yönündeki zihinsel faaliyetleri bozar. Kendini sınav sonucuna göre “yetersiz” ve “değersiz” gören bir çocuğun mutsuz olacağı ve özgüveninin düşeceği, buna bağlı olarak da gireceği diğer sınavlara yönelik korkusunun artacağı açıktır.
Sınava hazırlanmak için elinden geleni yapan buna karşı sınavdan beklentisinin altında sonuç alan bir çocuk, ailesinden sadece eleştiri alırsa kendini çaresiz hissedecektir. Bu nedenle çocuğunuzu öncelikle gösterdiği çaba için takdir edin ve sonrasında yaşanan soruna odaklanın. Aksi hâlde, çocuğunuz: “Ne yaparsam yapayım olmuyor.” diye düşünmeye başlar, bu da sonraki sınavlar için  motivasyonunu kaybetmesine ve daha az çaba göstermesine sebep olabilir.
Anne ve babalar her bireyin yetenek ve kapasitelerinin farklı olduğunu bilmeli ve çocuklarının kapasitelerinden fazlasını başarmalarını beklememelidirler. Çocuğunuzu asla başka çocuklarla kıyaslamayın ve onu her şekilde sevip, ona güveneceğinizi hissettirin. Ailesinin güvenini hisseden çocuk da kendine güvenecek ve ileriki yaşamında da bu özgüveni onu daha başarılı kılacaktır.
Sürekli baskıcı bir eğitim kadar tamamen ilgisiz bir ailede de kaygılar gelişebilir. Aşırı disiplinli bir ailede yetişen bireyler sınav sonucunun kötü gelecek olmasından değil, ailenin tepkisinden dolayı endişe duyar. Aşırı ilgisiz aile içinde yetişen bireyler ise neyi doğru neyi yanlış yaptığı konusunda, hedef belirlemede kendisini destekleyen biri olmadığı için özgüvenlerini kaybedebilir, dolayısıyla sınav ve benzeri konularda da kaygıları oluşabilir.
Gelecekle ilgili karamsar olmak, gençlerin dalgalanan ruh halini daha olumsuz yapar, gelecekte her zaman yeni bir seçenek ve umut vardır. Çocuklarımızı her zaman destekleyerek, motive ederek onların geleceğine ışık tutalım.
Sonuç ne olursa olsun, anne-baba olarak görevinizin devam ettiğini unutmayın. Seçenekleri iyi değerlendirmek, bilgi ve yardım almak çocuğunuza yol göstermek, sakin ve akılcı davranmak her zaman en iyisidir.
Hayatta başarılı ve mutlu olmanın tek koşulu sınav kazanmak değildir
 En iyisi bugüne kadar elinden geleni yaptıklarını, iyi ya da kötü artık sonucu beklemenin dışında bir şey söylemenin gereksiz olduğunu ve onları ne olursa olsun sevdiğimizi söylemektir.

Çocuklarınıza vereceğiniz en değerli hediye ilgi ve zamanınızdır.
Her koşulda ona güvendiğinizi hissettirin. En yüksek başarıyı beklediğinizi değil, hayatın her alanında ona güvendiğinizi hissettirin
SEVGİ “insan için en önemli duygusal besin kaynağıdır. Her zaman çocuğunuzun yanında olduğunuzu hissettirin. Ailenin sevgi ve takdirinin başarıya dayanmadığını çocuk hissetmelidir.